Aile Çocuğunu 24 Yaşına Kadar İzlemeli

 

Çok basit bir kere ailenin ilgili bilgili aile olması lazım. Çocuk doğduğu anda, ailenin bir bireyi olarak kabul edeceksiniz. Onun duygularına, düşüncelerine, yaşına uygun biçimde davranacaksınız. Eğer bir çocuk normal doğduysa, onun her yaptığı her davranış normaldir. Onu anormal hale getiren anne babanın tutumudur. Diyelim ki, iki yaşındaki bir çocuk bardağı alıp oynadı ve elinden düşürüp kırdı. Anne baba, ‘bu yaşın özelliği’ diyen ilgili bilgili anne baba değilse, ne yapıyor? ‘Vay kırdın!’ Diyor dövüyor yahut azarlıyor yahut engelliyor. Bu engelleme çocuğun içinde öfke, kızgınlık yaratıyor. Bu öfke ve kızgınlık o çocuğu aile içinde mutsuz ediyor. Belki ufacık bir örnek ama önemli. İlerde bu mutsuzluğu gidermek için bir arkadaşı ‘Al iç bunu rahatlarsın’ dediği anda da mutluluğu orada arıyor. Aile mutlaka çocuğu yakından izleyecek…

 

 

Hangi yaşa kadar peki?

 

24 yaşına kadar… Evet, çünkü bakın Unesco ve Unisef de aynı şeyi söylüyor. Çocukta 12-13 yaşında biyolojik gelişme başlıyor. Sonra 17-20 yaşına kadar psikolojik gelişme oluyor. O psikolojik gelişmede çocuğun duyguları çok çabuk değişiyor. Bir anda seviyor, bir anda nefret ediyor. Bir anda birinin etkisi altında kalıyor. Bir anda etkisi altında kaldığı insana öfkeleniyor, Kızıyor. Bir anda aşık oluyor. Biz ‘evladım, bu yaşta bu olmaz’ dediğimizde ‘siz anlamazsınız’ diyor. Ama bir süre sonra aşık olduğu telefona çıkmadı diye ondan nefret ediyor. ‘Sen beni sevmiyorsun’ diyor falan ve bu bir yerlere kadar gidiyor… Yani onun bu duygu dalgalanmalarının yaşına özgü olduğunu bileceksiniz. 14-15 yaşındaki çocuk anne babasına karşı çıkar. Bunu normal olarak göreceksiniz.

 

Neden?

 

Çünkü kendi kişiliğini, kendi kimliğini ispat etmek için olaylar karşısında kendine göre bir dünya görüşü olması lazım. Doğru yada yanlış… En kolayı, ‘sende doğru düşünüyorsun’ ama demek. Katiyen ‘senin aklın ermez…. Salaksın, serserisin, çocuksun’ diyerek, onu nitelendirecek bir şey söylememek lazım. Yani herhangi bir karşı çıkışta onu nitelendirecek, aşağılayacak, bedensel kimliğine, ruhsal kimliğine, toplumsal kimliğine karşı olacak, onu örseleyecek bir şey denmemesi lazım. Birde mutlaka kimlerle arkadaş olduğunu, o arkadaşlığı nasıl sürdürdüğünü yakından izlemesi gerekli. En basiti, okul ve sınıf arkadaşları dışında, bir Ayşe ile, Ali ile görüşmeye başladıysa, kimdir bu Ayşe, kimdir bu Ali? Aldığı para miktarı değişiyorsa o güne kadar alışılagelen davranışında, tutumunda eskiye göre bir değişiklik oluyorsa, içinde bulunduğu çalışma ortamı, iş ortamında bir başarısızlık ortaya çıkıyorsa dikkatli olmak lazım….Ha, baştan aşağı tembeldir, canı sağ olsun. Ama dediğim gibi 18 yaşına kadar gayet çalışkan, sınıfta iyi, arkadaşları iyi, ama birden uyumu bozuluyor. Üstelikte bu uyum bozukluğu, arkadaş çevresiyle ilgiliyse, okulla ilgiliyse, iş yeriyle ilgiliyse, spor yapıyorsa orayla ilgiliyse önemli… Bir çocuk evle çatışma içinde olabilir. Ama arkadaşla da çatışma içindeyse, okulla da çatışma içindeyse, iş yeriyle  de çatışma içindeyse sorun var demektir. Tamam hepimiz anne babamızla çatışırız. Ama iyi bir arkadaş grubumuz vardır, onlarla ilişkimiz iyidir. Bunlara dikkat edilmesi lazım.

 
Yrd. Doç. Dr. Hamit CİHAN 2007 ©. Email: info@antrenmanbilimleri.com
Powered By Gülnet İnternet Hizmetleri - E-Akademisyen Paketi ® - E-Akademisyen ™
Kapat
Kapat
Kapat