Öğrenmenin Niteliği ve Tanımı, Öğrenmeye Etki Yapan Etmenler , Öğrenmenin Fizyolojisi ve Doğası, Çocuk Nasıl Öğrenir
BÖLÜM-8 Öğrenme nedir ?, Öğrenme aktif bir süreç midir ?
218 sayfa; 2.paragraf
Fidan’a (1985;s.120) göre öğrenme insanların yaşamları süresince karşılaştıkları durumlarla etkileşimleri sonucunda oluşan kalıcı davranış değişmeleridir. Özdemir (1997; s.120) Öğrenmeyi: bireyin olgunlaşma düzeyine göre, yaşantıları aracılığıyla, çevresiyle etkileşimi sonucunda yeni, yeni davranışlar kazanması ya da eski davranışlarını değiştirme süreci olarak tanımlamıştır. Benzer bir biçimde Ankay ( 1997,s. 153) da öğrenmeyi olgunlaşma ve çeşitli deneyimler sonucunda davranışlarımızda meydana gelen oldukça sürekli davranış değişiklikleri olarak tanımlamaktadır.
218 sayfa; 3.paragraf
Enç (1990) Öğrenmenin sözlük anlamını “belirli durumlar ve sorunlara karşı olan tepki ve davranışlarımızı, araya giren başka etkinlik ve yaşantıların etkisiyle değiştirebilme” olarak vermektedir.
218 sayfa; 4.paragraf
Howe(2001,s.1) ise farklı bir bakış açısıyla öğrenme için “ aklımızı ihtiyaç duyduğumuz beceri ve yeteneklerle donatır” demektedir. Bu tanıma dayanarak Howe (2001,s.1) Öğrenmeyi tek bir sonuç olarak düşünmekten çok “öğrenme” kelimesinin akıldaki zihinsel olayların geniş bir alanından söz eden bir terim olduğunu düşünmenin daha gerçekci olabileceğini belirtir. Bu tanıma göre yeni şeyler öğrendiğimiz zaman çoğunlukla bunun farkında oluruz, fakat bazen öğrenmenin getirdiği değişikliklerin her ayrıntısının farkında olmayız.
219 sayfa; 1.Zihinsel beceriler ( Intellectual skills )
“Bilmekten çok “nasıl” ve “niçin” olduğunu bilmek” olarak tanımlanır, bu daha da basit olanların üzerine karmaşık zihinsel becerilerin konması ile oluşur
Öğrenmenin Fizyolojisi ve Doğası
223 sayfa; 2.paragraf
(Inhelder ve Piget, 1958 ) Piget’e göre çocuklar çevreleri ile etkileşimleri sonucunda aktif bir şekilde kendi gelişimlerini yapılandırırlar. Düşünme Piget’e göre “içselleştirilmiş bir faaliyet dir” Bu çerçevede öğretmenin rolü gelişme ve öğrenme için öğrencilerin doğal kapasitesini geliştirmek üzere en elverişli deneyim ve çevreyi sağlamakla başlar.
223 sayfa; 4.paragraf
Bu anlamda öğretmenler için anahtar görev, çocuklara başarı deneyimi verecek ve onlara zihinlerini zorlayacak fırsatlar sağlayacak çalışmalar hazırlamaktır. Bruner ve Piget öğrenmenin sadece bilmek olmadığını, öğrenmenin anlamak olduğunu vurgulamışlardır.
Çocuklar nasıl öğrenir
235 sayfa; 4.paragraf
Diğer taraftan öğrenme ve hatırlama yakından ilişkili kavramlardır. Ancak öğrenme hatırlamadan daha fazlasıdır. Öğrenme aynı zamanda performanstır, beceriyle bir iş yapama yeteneğidir. Öğrenme amaçlı hatırlamayı ve becerili performansı içerir.
Öğrenmede öğretmen ve diğer yetişkinlerin rolü
Bir öğretmen
241 sayfa; 4.paragraf
How ( 2001 ) öğrenmede öğretmen ve diğer yetişkinlerin rolü konusunda ilginç bir yaklaşım getirmiştir. How ( 2001,s.23-24) “Doğrusu öğrenme hakkında söylenebilecek en büyük gerçek, bunun ancak öğrencilerin yapabildiği bir iş olduğudur, ne öğretmenler ne de ebeveynler, öğrencilerin öğrenmesini sağlayamaz” Öğrenme her zaman, öğrenen bireyin zihinsel faaliyetlerde bulunmasını gerektirir” diyerek aslında en büyük rolün öğrencinin kendisinde olduğuna işaret etmiştir. How ayrıca öğrenilecek konu öğrenci için anlamlı kılınmadığı sürece, öğrencinin herhangi bir zihinsel faaliyete girmeyeceği biçiminde bir görüş ortaya koymaktadır.
241 sayfa; 5.paragraf
Oyun ve aktif öğrenme çocuğun bilişsel ve diğer gelişimsel sürecinde önemli kabul edilen iki kavram olmuştur. Çocuk dünya ile kendi fiziksel ve zihinsel bağlantılarını, duyuşsal açıklamalar, kişisel çaba, sosyal deneyimler ve deneyimlerden anlamlar çıkarma yolu ile öğrenir.
243 sayfa; 3.paragraf
Vygosky ( 1978 ) de oyun ve oyun sürecinin çocuğun öğrenmesinde önemli olduğunu belirtir. Vygosky oyunun çocuğun öğrenmesinde katalizör olarak rol oynadığını vurgular ve oyun sayesinde çocukların gelişim düzeylerinin üzerinde performans gösterdiklerini belirtir. Oyun ile çocuklar kavramları, becerileri, bilgileri ve öğrenmeye ve diğer şeylere yönelik tutumları kazanırlar ve böylelikle oyun onların yaşamında bir parça olur.( Moyles, 1997, s.14)
243 sayfa; 4.paragraf
Özetlemek gerekirse oyun aktif öğrenme modunda çocuklara: Keşfetme, gelişen becerileri kullanma, problemleri çözme, becerileri deneme, tekrarlama imkânı sağlar.( Moyles, 1997, s.15)
( Caine ve Caine, 1990;bkz: Özden 2000,s.39- 41 )
Biliş ve Öğrenme
304 sayfa; 4.paragraf
Biliş, insanın dünyayı ve kendisini algılamada kullandığı işlemler bütünüdür. Biliş kuramından yola çıkan bilişci öğrenme kuramları ise , uyarıcı ve tepki arasındaki içsel süreçlere odaklanarak, organizmanın bilgiyi nasıl edindiğini ve bu bilgiyi problemleri çözmek üzere nasıl kullandığını açıklamaya çalışmıştır. Bilişçi yaklaşım davranışçılığın aksine, öğrencilerin sadece uyarıcıları alarak tepkiler vermesi ya da belli edimlerin koşullanması ile etkin olamayacağını; bireysel farklılıkların dikkate alınması gerektiğini belirtmektedir. ( Curzon, 1990 )
304 sayfa; 5.paragraf
Biliş öğrenme kuramlarına göre öğrenme, bilginin bellekte düzenli ve anlamlı bir şekilde kodlanarak depolandığında gerçekleşir. Bellekteki bilgiler şemalar ( schema ) halinde düzenlenir. Şemalar; nesneler, durumlar, olaylar, hareketler vb. tüm kavramlar hakkındaki bilgilerimizdir. Öğrenme, bu şemaların değiştirilmesi veya yeni şemaların eklenmesidir. Öğrenme öğrencinin ne bildiği ve bu bilgiye nasıl ulaştığıdır. Öğrenci tarafından kodlanan bilgiler farklı durumlara veya problemlerin çözümlerine uygulandığında ise bilginin transferi gerçekleşmiştir.
305 sayfa; 3.paragraf
Bilişci yaklaşıma göre öğrenmeyi, öğrencilerin bilgiyi zihinlerinde nasıl kodladıkları, depoladıkları, bu bilgileri nasıl geri çağırdıkları, bilginin nasıl sunulduğu gibi faktörler etkilemektedir. Davranışcı yaklaşımın öğrenmeye bakış açısında ise bu faktörler yer almamaktadır. Bu nedenle davranışcı öğrenme kuramları bir sınıftaki öğrencilerin aynı bilgileri aldıkları halde neden farklı düzeylerde öğrendiklerini açıklayamazken, bilişci yaklaşım bunu öğrencilerin bireysel farklılıkları olarak açıklamaktadır.
Gestalt Kuramı
306 sayfa; 3.paragraf
Wertheimer ise öğrencilerin problemleri çözmede yaptıkları hataların onları yaratıcı düşünmeye yönelttiğini belirtmektedir. Ona göre öğrenciler problemin parçalarını gruplandırarak, tekrar organize teme yolu ile bütünü gördüklerinde çözüme ulaşmaktadırlar.