Başarı Kazanmak Değildir
Sporcular büyük ölçüde kendi değerlerini ölçmek için, kazanıyor veya kaybediyor olduklarını büyüklerinden, annelerinden, babalarından, antrenörlerinden ve kitle iletişim araçlarından (medyadan ) öğrenirler.
Bunun olumsuz sonucu, sporcular sadece diğer insanları değersiz hissettirerek kendi değerlik duygularını koruyup sürdürebilirler.Bizlerin antrenör olarak yapabileceğimiz en önemli şey, bu başarı ölçütlerini değiştirerek sporcuların motivasyonlarını yükseltmektir.
Kazanmak önemlidir fakat, kişisel hedeflerin başarısına göre ikincil tutulmalıdır.Başarı diğer sporcuların performanslarını geçmekten ziyade, sporcuların kendi kişisel hedeflerini geçme ile ilgili görülmelidir. Bu, sporda motivasyonu anlamada çok önemli bir ilkedir. Başarı diğerlerinin performanslarını geçmekten çok, sporcuların kendi kişisel hedeflerini geçme ile ilgili olarak görülmelidir.Bunun bu şekilde saptanması kolay, başarılması zor olsada, biz antrenör ve öğretmenler sporcularımızın, öğrencilerimizin bu ilkeyi anlamalarına ve yerine getirmelerine yardımcı olursak sporcularımızın mükemmel ve başarılı yetişkinler olmalarına olanak sağlarız. Bu kişisel hedefler kazanmak veya kaybetmek sonucu ile ilgili olmaksızın, spesifik performansın kilometre taşlarıdır.
GERÇEKÇİ KİŞİSEL HEDEFLER KURMA
Performan hedeflerini başarma üzerinde daha fazla vurgulamayla sporcular, spora katılımları ve başarıları üzerinde önemli derecede kontrol kazanırlar. Burada önemli olan gerçekçi hedefler kurmaktır. Böylece sporcular başarıya kendileri kefil olurlar. Bütün yarışmasal baskılara, anne- baba ve büyüklerin baskılarına, takım arkadaşları ve medyanın etkilemelerine rağmen sporcularına uygun gerçekçi hedefler kurup, bunları sporcuların koruyup, sürdürmelerine yardımcı olmalıdırlar.
Takım hedefleri kişisel hedeflerle karıştırılmamalıdır.Biz şu ya da bu şampiyonluğu kazanmak istiyoruz gibi saptamalarda bulunmak takım hedeflerini kurmada pek faydalı değildir. Aşırı bir şekilde , bu türden takım hedeflerine bağlı kalmak, kişisel hedeflerin tam anlamıyla yerine getirilmesini engeller. Birlik ve beraberlik içinde oynama, centilmence , haz duyarak ve rakiplerine saygı gösterrek oynama vb. takım hedeflerini meydana getirebilir. Bu türden takım hedeflerini ve bununla birlikte kişsel hedefleri başarmak , kazanmaktan daha önemlidir. Üstelik bunların her ikisi de başarıldığında, kazanmak kaçınılmaz olarak gelmektedir.
· Sporcunun kendisi için gerçekçi temellere dayalı hedefler kurması
· Sporcunun takım için gerçekçi temellere dayalı hedefler kurması
· Takımın tek tek sporcuları için gerçekçi temellere dayalı hedefler kurması
· Takımın kendisi için gerçekçi temellere dayalı hedefler kurması
Çoğu kez bütün bunlar başarıyla yerine getirilmediğinden dolayı kötü sonuçlarla karşılaşılmakta, takımlar, bireylar motivasyonunu kaybetmekte, yeni toplumsal dönüşümler yaratmada ve kişilerin kendilerini bütün kapasiteleriyle gerçekleştirmelerinde başarısız sonuçlarla karşılaşılmaktadır.
KİŞİSEL HEDEFLER KURMANIN SONUÇLARI
Oyunu kazanmanın, kişisel hedefleri başarmaya göre ikincil tutulduğu durumlarda, sporcular çalışmaya çok daha fazla motivasyonludur. Antrenmanlar, sporcuların kendi kişisel hedeflerine doğru çalışma olanaklarını sağlar. Karşılaşmalar bütünüyle bir ölüm kalaım savaşı olarak değil, kişisel hedefleri başarmaya doğru olan periyodik tekrarlar olarak görünürler. Sporcuların kazanıp, kaybetmelerine göre başarılı veya başarısız olduklarına hüküm verilmez. Sporcuların kişisel performans hedeflerini başarıp , başarmamayla ilgili olarak bir değerlendirme yapılır.
Spora bakış açaısıyla bakıldığında, sadece mükemmel olan sporcuların değil, aynı zamanda daha az başarılı olanlarında, bir çok yararlar gördüğü ve haz duyduğu çeşitli kaynaklarca ortaya konmuştur.
Bu tür sporcular başkalarının yenilgilerine değil , kendi kişisel hedeflerine odaklanırlar. Olaya bu şekilde bakış, sonuç olarak pozitif.Antrenörlerin klavuzluğu ile, sporcular kendi hedeflerini belirlemelerine izin verildiklerinde, ilerlemelerinden kendileri sorumlu olurlar. Bu sporcuları motive temelde çok önemlidir.
Antrenörler, sporcularına gerçekçi hedefler kurmada yardımcı olabilmek için, her bir sporcusunun beceri düzeyini iyi ve doğru bir şekilde değerlendirmelidir.
SPORCULARIN SINIRLARINI TANIMA
Sporcular motivasyon eksikliği dolayısıyla her zaman kötü bir performans ortaya koymazlar.Ortay konulan kötü performansın nedeni, kişisel sınırlara erişildiğinin bir göstergesi olabilir. Sporcu kendi yetenek sınırlarının yukarsındadır. İşte bu nokta, ne yükseltilmiş efor ne de var olan bütün güven ve motivasyon teorileri, daha iyi performans için sporcuların yeteneklerini düzeltmeyecektir.
Sporcular performanslarını ortaya koyarlarken,motivasyonlarının yok olmamamsı için, kendi sınırlarını kabul etmeyi öğrenmelidirler. Hiç kimse mükemmel değildir ve bir çok sporcular ne yazık ki mükemmel olmayan performans tarafından tehdit edilirler.Özellikle sporcuların antrenörleri , yakınları, büyükleri, anne – babaları ve takım arkadaşları tarafından, kendilerini değerli hissetmek için, mükemmelliğe zorlandıklarında, bu açıkça ortaya çıkar. Bir çok sporcu kendilerini değersizleştirmeksizin, öğrenmede ve kendi sınırlarını tanıyıp, kabul etmede yardıma gereksinme duyar. Antrenörler, her bir sporcu yıldız veya profesyonel olabilir gibi laflar savurmaya gerek duymaksızın, sporculara kendi sınırlarını aramada ve bunları keşfedip, geliştirmesinde, sporcuların olgunlaşmalarında onlara yardımcı olmalıdırlar. Sadece bu yolla sporcular, gerçekçi hedefler kurmayı öğrenebilirler. Buna karşılık eğer antrenörler, sporcularını limitsiz, sınırsız olduklarına inandırırlarsa, sporcuların ileride gerçekçi olmayan hedeflere itilmelerinde, sakatlanmalarında ve dolayısıylabaşarısızlığa uğramalarında temel rol oynarlar.