Sürantrenman
Antrenmanın amacı, sporcuların var olan sporsal potansiyellerini bilimsel yöntemlerle geliştirmek ve zaman içinde en yüksek sporsal verime ulaşmaktır. Bu verime ulaşırken de oldukça uzun süren bir çalışma periyodunda, farklı yüklenmelerle değişik antrenman yöntemleri kullanılmaktadır. Bu yüklenmeler sonucunda organizmada enerji tüketimi ve metabolitler artmakta, kas ve sinir sisteminde optimal çalışma temposu düşmektedir. Performans eğrisi negatife dönüşmekte ve aşırı yorgunluk oluşmaktadır. Bu yorgunlukta rol oynayan sebepler şunlardır;
Kimyasal Faktörler: Kanda metabolitlerin birikmesi, karbonhidrat metabolizması sonucu laktik ve pirüvik asit, protein metabolizması sonucu üre ve ürik asit, fosfatlar ve kreatin ve yağ metabolizması sonucu oluşan aseton ve keton cisimleri ortaya çıkmaktadır. Ayrıca kan şekerinin azalması, hipoglisemi oluşması ve hipoksi de yorgunluğun kimsayal faktörlerindedir.
Psikolojik Faktörler: Korku, kaygı, heyecan, üzüntü, isteksizlik, bezginlik olarak gösterilebilir.
Çevresel Faktörler: Soğuk ya da sıcak havalar, ortam temizliği ve hijyen, havadaki nem oranı, hava kirliliği, gürültü, toz, basınç, bireysel sorunlar ve iş durumu olarak sıralanabilir.
Fizyolojik Faktörler: Organizmadan su ve tuz kaybı, asetil kolin sentezinin bozulması, lokal olarak kas ve sinir sisteminin ısınması, beslenme yetersizliği ve uyku düzensizlikleri gibi faktörler gösterilebilir.
Antrenmanlarda kullanılan yüklenmelerin şiddeti sporcuda yorgunluk sınırını aşacak şekilde devam ederse, kısa bir süre sonra sürantrenman ortamına girilmektedir. Ortaya çıkan bu durum, kas ve sinir sistemine ait yorgunluk olarak açıklanmaktadır. Her iki sistemin yorgunluğu sonunda organizmada derecesi daha fazla düzeyde olan bir sürantrenman tablosu yaratmaktadır. Bazı kaynaklarda bu genel yorgunluk olarak da açıklanmaktadır. Sürantrenman, Archibald MACLAREN tarafından tanımlandığı 1866 yılından beri antrenmanda önemli bir problem olarak görülmüştür. DA COSTA (1871) göğüs ağrısı, çarpıntı ve yorgunlukla karakterize bir sendrom tanımlamıştır. Bu sendrom 1918 yılında Thomas LEWİS tarafından "Efor Sendromu" olarak adlandırılmıştır. Bu sendromu gösterenlerde sanki antrenmansızmış gibi egzersize karşı çok yüksek kalp atım hızı ve kardiyak çıktısı, küçük arterio venöz oksijen farkı, yüksek laktat ve düşük fiziksel iş kapasitesi bulmuşlardır.
Yorgunluk sonunda kassal fonksiyonlarla ilgili bazı sorunlar yaşanmaktadır. Kaslarda kasılma genişliği azalmakta, kasılma zamanı uzamaktadır. Sinir ve kas arasındaki sinir iletişimi yavaşlamaktadır. Kas tam olarak gevşemez, reaksiyon zamanı uzamaktadır. Bu olumsuz faktörlerin antrenmanlarda karşılaşılan bazı sorunlarla birleşmesi sonunda kimyasal faktörlerle başlayan yorgunluk, daha sonra psikolojik ve fizyolojik olarak bir sporcu hastalığı olarak tanımlanan sürantrenmana yol açmaktadır.
Sürantrenmanın Nedenleri
Programda yer alan yanlışlıklar bu olaya neden olabilmektedir. Bunun yanında yaşam şekli ve çevre de sürantrenmanın olmasında etkili faktörlerdendir.
Antrenman Hataları
· Yenilenmenin ihmal edilmesi
· Yetersiz hijyen bilgisi
· Yüklenmelerin çok çabuk artması
· Uzun bir aradan sonra çalışmanın çok çabuk artırılması
Yaşam Şekli
· Yetersiz uyku
· Düzensiz günlük yaşam
· Davranış kaybı
· Alkol ve nikotin kullanma
· Aşırı kafein
· Kötü ev şartları
· Toplum hayatındaki bozukluk
· Yetersiz beslenme
Çevre
· Aile sorumluluğu
· Ailede gerilim
· Sevgisizlik
· Aşkta mutsuzluk
· Kıskançlık
· Sevilmeyen iş
Bir antrenmanda, yüklenme anında ve her yüklenme sonrasında ortaya çıkan yorgunluklar ve genel durum tespit edilip olumsuzlukların giderilmesi gerekmektedir. Organizmanın yeniden toparlanabilmesi yüklenmenin şiddeti ve karakterine bağlıdır. Eğer bir sporcunun bütün yüklenmesi, onun performansının ve yüklenme yeteneğinin üstüne çıkarsa sporcu sürantrenman ortamına girmektedir. Sürantrenman yorgunluğu devamlı artacaktır. Bir yüklenme sonrasında, sporcunun performans yeteneği yeniden toparlanamayacak ve sürantrene koşulları ortadan kalkıncaya kadar devamlı düşen bir grafik çizecektir. Uzun süren ve oldukça yüksek şiddetteki dayanıklılık yüklenmeleri sonrasındaki yorgunluk, kısa süren ve az şiddetteki yüklenmelere nazaran daha uzun sürmektedir. Kural olarak en yüksek şiddetteki yorgunluklar 24-48 saat içerisinde başlangıç noktasına düşmektedir.
Sürantrenmanın Belirtileri
Psikolojik Belirtiler
· Sinir
· Kendi kendine mırıldanma
· Çatışmaların artması
· Antrenörle işbirliğinin azalması
· Eleştiriye aşırı duyarlılık
· Tembelliğin artması
· Dirençsizlik
· Depresyon
· Güvensizlik
Performans Belirtileri
· Koordinasyon: Hareketlerin uygulanışındaki beceriksizlik, hareket ritmi ve akışında bozukluk, konsantrasyon gücünde azalma, ayarım ve düzeltme yeteneğinin azalması
· Kondisyon: Dayanıklılığın, kuvvet ve çabuk kuvvet yeteneğinin azalması, normale dönme süresinin uzaması, canlılığın azalması
· Kalite: Coşkunun azalması, yarışmadan korkma, zor durumlarda hata, panik, taktik becerilerde bocalama, yarışma öncesi ve sonrasında moral bozukluğu, yarışmayı bırakma eğiliminin artması
Fonksiyonel Belirtiler
· Uykusuzluk
· Ağırlık kaybı
· Sık sık baş dönmesi
· Yaralanma ve enfeksiyona duyarlılık
· Nabız yenilenmesinin uzaması
Sürantrenman durumlarında antrenman bilimleri açısından antrenörler üç önemli görevi yerine getirmelidir. Bunlardan birincisi sürantrenmanın ortaya çıkışını erken belirlemek, ikincisi yüklenme ve diğer konularda önlemler alma, üçüncüsü ise sürantrenman durumunun ortadan kalkması halinde sporcunun yeniden bir testten geçirildikten sonra normal antrenmanlara alınmasıdır.
Sürantrenman İle İlişkilendirilen Fizyolojik Ve Psikolojik Değişiklikler
· Düşük performans
· Kas zayıflığı
· Kronik yorgunluk
· Ağrılı kas
· Egzersiz esnasında artan hissedilen efor
· Azalan motivasyon
· Uyku bozukluğu
· Değişen moral durumu
· İştah kaybı
· Sindirim sistemi ile ilgili rahatsızlık
· Tekrarlayan enfeksiyon
Sürantrenmana götüren bazı belirtiler saptandığında;
· Sporcu yeteri kadar dinlenmeli ve uyumalı,
· Antrenman dozu iyi ayarlanmalıdır, yüklenme şiddeti azaltılmalı ve dinlenme süresi uzatılarak dinlenme kalitesi gözden geçirilmeli,
· Beslenmeye dikkat edilmeli,
· Sporculara yakınlık gösterilmeli,
· Antrenman dönemi sporcu için ilginç hale getirilmeli,
· Masaj, sauna gibi alternatifler kullanılabilir,
· Spor hekimi ile iş birliği yapılmalı,
· İleri dönemlerde gerekirse psikoterapiye başvurulmalı,
· İyi bir kontrolden geçirilmeden sporcunun tekrar spor yapmasına izin verilmemelidir.
KAYNAKLAR
CUNHA, Dos Santos, Giovani / RIBEIRO, Luiz, Jerri / OLIVEIRA, Reischak De Alvaro: Overtraining: Theories, Diagnosis And Markers, Rev. Bras. Med. Esporte, 2006, Vol: 12, No: 5, pp: 267 – 271.
DÜNDAR, Uğur: Antrenman Teorisi, 5. Baskı, Bağırgan Yayınevi, Ankara, 2000.
GLEESON, Michael: Biochemical And Immunological Markers Of Overtraining, Journal Of Sports Science And Medicine, 2002, Vol: 1, pp: 31 – 41.
GÜNDÜZ, Nedim: Antrenman Bilgisi, 1. Baskı, Saray Dedikal Yayıncılık San ve Tic Ltd Şti, İzmir, 1995.
LEHMANN, J. M. / LORMES, W. / OPITZ-GRESS, A. / NETZER, N. / FOSTER, C. / GASTMAN, U. : Training And Overtraining: An Overview And Experimental Results In Endurance Sports, Journal Sports Medicine Physical Fitness, 1997, Vol: 37, pp: 7 – 17.
SEVİM, Yaşar: Antrenman Bilgisi, Geliştirilmiş Baskı, Tutibay Ltd. Şti, Ankara, 1997.
TAŞKIRAN, Yavuz: Klasik Antrenman Teorisi, Yayıncı Yayınları, İzmit, 2003.