YÜKSEK TAKIM PERFORMANSINI KOLAYLAŞTIRMA
YÜKSEK TAKIM PERFORMANSINI KOLAYLAŞTIRMADA
ÇEŞİTLİ NORMLAR
Bir takımın bütün elemanlarıyla yüksek performans ortaya koyabilmesi için, takım içindeki rollerin yanı sıra, görev ve sorumlulukların “norm” kazanması da oldukça önemlidir. Takım içindeki roller, kişilerin birbirinden farklılıklarını anlamalarına yardımcı olurken , “norm kazanma” da takım içindeki kişilerin birleşip – bütünleşmesi ve bir amaca doğru yürümesi söz konusudur. Örneğin süper ligdeki futbol takımlarına baktığımızda, bu takımların norm kazanarak ne ölçüde bütünleşmeyi başardıkları tartışılabilir. Spor yazarı, yönetici, teknik direktör, antrenör ve sporcuların demeçlerine bakıldığında takım ruhu, takım bütünleşmesi, takım olmak, takım kimyası, sinerji, takım oyunu gibi kavramlardan sıkça söz edildiği ve bunun takım performansı için önemli olduğu vurgulanmaktadır.
Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve diğer köklü futbol takımlarının uzun yıllar içerisinde yapılanmış “normları” ve buna bağlı olarak şekillenmiş bir kültürleri bulunmaktadır. Bu anlamda bir spor kulübünün kültüründen söz edilebileceği gibi, bir takım kültüründen de söz edebiliriz. “Normların” oluşturulması ve sürekliliği bu kültürleşme sürecinde önemli rol oynamaktadır.
Takım olmak ve performansı başarmada, takım içindeki oyuncuların “norm kazanması” çok önemlidir. O halde takımın ve takımda yer alan oyuncuların , “ norm kazanmasını” başarmada nelere dikkat edileceği incelemeye değerdir.
“Normlar” takımdaki sporcuları “bütünleştirici” bir işlev görmektedir. “Normların” , hangi anlamda “bütünleştirici” bir işlev gördüğü ve yüksek takım performansına yardımcı olduğunun bilinmesi ve buna ek olarak “norm çeşitlerinin” neler olduğunun kavranması, takım psikolojisi açısından oldukça önemlidir.”Normlar” , birbirlerinden farklı dört grup içerisinde toplanabilir. “Normların” her biri takımın bütünleşmesi ve performansı üzerinde olumlu ve olumsuz etkilere sahiptir.
Takım performansına yardımcı olan “normlardan” birincisi “talimat normlarıdır” . Talimat normları, takım içindeki oyuncular için uygun görülmeyen davranışların neler olacağını göstermektedir. Örneğin oyuncuların antrenman içinde beklenen davranışları ne olmalıdır, sakatlıklarında, medya ve takım arkadaşlarıyla ilişkilerinde nasıl davranmalıdır, karşılaşma öncesi, sırası, arası ve sonrasındaki beklenen tutum ve davranışları ne olmalıdır, antrenman sonrası kendine kendine nasıl bakmalı, beslenmeli ve dinlenmelidir, antrenman, yemek ve dinlenme saatlerine nasıl uyum sağlanmalıdır, ödül ve ceza sistemi, kadroda yer alma ve kadro dışı bırakılma durumları nasıl gerçekleşecektir vb. “Talimat normları” genellikle, teknik direktör, antrenör ve spor kulübünün yönetimi tarafından belirlenmektedir. X futbolcunun sakat olarak gece kulüplerine gittiği, karşılaşma öncesi ısınmada kendini sakatladığı, sahadaki takım arkadaşları, kulübedeki antrenörleri ve tribündeki seyircilerle el kol hareketleri yaparak olumsuz iletişime girdikleri, karşılaşma sonrası uygun olmayan suçlayıcı demeçler verdikleri gibi haberlere rastlanmaktadır. Bu örnekler, takımdaki “talimat normlarıyla” ilgili bir problemi gösterebilir.
Takım performansına yardımcı olan normlardan ikincisi , “Yasaklayıcı normlardır” . Yasaklayıcı normlar, grupta veya takımda yer alan kişilerin kabul etmedikleri veya yasak getirdikleri davranışları tanımlamaktadır. Örneğin, futbolcuların karşılaşmadan önceki gece geç saatlere kadar dışarıda kalmamaları, yorucu aktivitelerde bulunmamaları, aşırı ölçüde alkol almamaları ve sigara kullanmamaları gibi istenen ve beklenen davranışlar “yasaklayıcı normları” ifade eder. Otoriteye, takımına ve renklerine saygısızlık olarak yorumlanan bazı “yasaklayıcı normlardan” da söz edilebilir. Bir futbolcunun takımın formasını üstünden çıkararak yere atması, kulüp başkanının karşısında bacaklarını üst üste atması, sigara ve içki içmesi vb.
Takım performansını kolaylaştırıcı olan normlardan üçüncüsü ”izin verilen normlardır.” İzin verilen normlar, takımdaki kişilerin yapmaları kabul edilmeyen ancak, onlara izin verilerek esneklik gösterilebilen normlardır. Herkesin hücum pres yaparak oynamasının zorunlu olduğu bir takımda, bir oyuncuya orta sahada serbest görev verilmesi, bir oyuncunun yaşadığı psikolojik problemleri nedeniyle bir gün izin alması, aşırı antrenman ( sürantrene ) tehlikesigösteren bir oyuncuya, değişiklik için bir süre farklı bir programa olanak sağlanması, antrenörün futbol antrenmanlarında kullandığı saha ölçülerini, futbol oyun kurallarından farlı olarak değiştirmesi vb.
Takım performansının yükselmesinde önemli olabilecek normlardan dördüncüsü ise , “tercih normlarıdır” Tercih normları takımdaki kişiler tarafından istenen değil ancak, yerine getirilmesi tercih edilen tutum ve davranışlardır. Antrenmanda oyunun akışını engellememek için ve oynanılacak rakibin faullü davranışlarına alışkanlık kazanmak için, her faullü davranışta oyunu durdurarak kesmeme, takım otobüsüyle karşılaşmaya giderken maçtaki görevleriyle ilişkili olarak bir futbolcunun zihinsel antrenman yapması vb.
Takım performansında etkili olan ve yukarıda belirtilen grup normları “resmi normlar” ve “resmi olmayan” normlar şeklinde de değerlendirilebilir. Uygulanan grup normları resmilik taşısın veya taşımasın, takım içindeki oyuncuların davranışlarına karar vermede, yapılandırmada ve standartlarını belirlemede çok önemlidir.
“Grup normları” , çoğu kez resmi müdahalelerin, bir başka değişle spor kulübünün ve teknik heyetinde yerini alabilir. Örneğin bir zamanlar Galatasaray takımında oturmuş bir norm olarak gözüken hücum presle oynama, gol vuruşlarında çok etkili olmasına rağmen hücum pres hiç yapmayan ve takıma yeni transfer olan X’ in takımdaki diğer oyuncular tarafından hoş karşılanmaması sonucu doğmuştur.
Topluluklar ve kültürler arasında “normlanma” farklılıkları olabileceği gibi, spor takımları arasında da “normlanma” farklılıkları bulunabilir. Otoriter, demokratik ve liberal olarak gelenek – göreneğe sahip olan toplum, spor kulübü ve takımların “normlanma” açısından da farklılıklar göstereceği ileri sürülebilir.
“Normlanma” , özellikle yabancı oyuncu, teknik direktör ve antrenör transferleriyle çok kültürlü bir yapı kazanan spor kulüpleri ve futbol takımlarında, yanlış anlaşılma, ve uyumsuzluk problemlerine yol açabilir. Bir kültürde normal görülebilen bir davranış diğer bir kültürde normal görülmeyebilir. Bu durum yanlış anlaşılmaları kolaylaştırarak, takım performansını olumsuz yönde etkileyebilir. Yabancıların oluşmuş takım normlarına uyum sağlaması ise, transfer edilen futbolcunun profesyonellik anlayışına, davranışlarına, zamanave doğru uygulamalara bağlıdır. Bu durum takım ve futbolcular için her zaman olumlu yönde sonuç verici olmayabilir.
Grup normları takım içindeki kişilerin nasıl bir davranış ve tutum içinde bulunacaklarının belirlenmesine olanak sağlar. Beklenilen davranış ve tutumlar takım içindeki oyuncular tarafından yerine getirilmediğinde, bu oyuncuların tutum ve davranışlarının grup standartlarına getirilmesi için baskılar ortaya çıkmakta ve “takımdaki uyumun” sağlanmasıyla ilgili bu baskılar çeşitli mücadelelere yol açmaktadır. “Takım uyumunun” sağlanması ile ilgili baskılar, takım arkadaşları, teknik heyet, kulüp yöneticileri, taraftar ve medyadan gelebilir. Örneğin üç büyük futbol takımımızda yaşanan problemlerin “grup normlarıyla” ilgili problem ve sıkıntılardan kaynaklandığı ileri sürülebilir. Futbolcuların saha içi ve saha dışında beklenen tutum ve davranışları göstermemesi, onlar üzerinde daha önceden belirlenmiş olan norm ve standartları yerine getirme ile ilgili önemli baskılar yaratmaktadır.
“Belirlenmiş” normlarla uyumun bir türlü kurulamaması, takım içindeki ve dışındaki herkesin üzerindeki baskıyı da artırmaktadır. Artan baskı, baskı altında yüksek performans ortaya koyma becerisi olmayan oyuncularda, problemlerin çözümünü güçleştirmekte ve düşük performansın ortaya çıkışını kolaylaştırmaktadır.